Alimler, ihlas kelimesi -Kelime-i Şehadet- için, yedi şart zikretmişlerdir. Bu yedi şart, şu mısralarda dile getirilmiştir:
“ihlastır, ilim ve yakîn ile,
Muhabbettir, doğrulama ve sıdk ile,
Kabullenmedir, boyun bükme ve rıza ile.”
Burada zikrolunan yedi şart, Kur’ân ve Sünnet’in genel ifadelerinden çıkarılmıştır. Bazı alimler bu yedi şarta bir sekizinciyi ekleyerek şöyle nazmetmişlerdir:
“Yedinci şartın sekizincisinde,
[Söylendi tevhidin temeli;]
‘REDDETMEKTİR’ [Bilinsin]
İlahlaştırılan sahte ilahları,
[Tağutlaşan âdi müstekbirleri].
Bu son şart, Peygamberimiz (s.a.v.)’in; “Kim Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet eder, Allah’ın dışında itaat edilen, kulluk yapılan, tapınılan şeyleri reddederse, malı ve kanı haram olur, (malı ve canı korunur). (167) hadisinden çıkarılan hükümdür. Kitabu’t-Tevhîd isimli eserde, bu hadis-i şerif zikrolunduktan sonra; “Bu nass ‘Lâ ilâhe illallah’ın manasını beyan eden en büyük delillerdendir.’ Çünkü bu hadis mal ve can güvenliği için, sadece kelime-i şehadet’in telaffuz edilmesinin, manası bilinerek söylense dahi yeterli olamayacağını bildirmiştir. Hatta kelime-i şehadetin ikrarı ve hiçbir şeriki olmayan, tek yüce Allah’a kullukta ve yakarışta bulunuyor olması dahi yeterli olamamıştır. Buna Allah’ın dışında kulluk yapılan tağutları ve küfrü reddediyor olması şartı getirilmiştir. Ancak bu suretteki iman ve getirilen şehadetin malı ve canı koruma altına alacağı beyan edilmiştir. Eğer, bu hususların herhangi birinde tereddüte veya şüpheye kapılırsa, onun şehadeti kabul edilmez, malı ve canı koruma altına alınmaz” denilmektedir.