» Русская версия        » Türkce
Домашняя страницаСвязь с нами

Tevhid

Sira

Hadis

Fıkıh

Bidetler

Fetvalar

Kadin ve tesettur

Mekaleler

Kitaphane - Türkce

Kitaphane - Arapca

Forum

  
26 Rabi Al-Awwal 1431
12 March 2010
Фаджр05:26
Восход06:57
Зухр12:51
Аср16:10
Магриб18:44
Иша20:10
Полночь00:05
Islamic Finder
 
 
DERS-ŞERHU UMDETUL AHKAM


Ebû Eyyûb el-Ensârî r.a.)şöyle demiştir; Peygamber (s.a.v) (sallAllah (c.c)u aleyhi vessellem) şöyle buyurdu:"Biriniz tuvaletini yapacağı zaman kıbleye Önünü ve arkasını dönmesin. Doğuya veya batıya dönsün.” (Buhari 394, Müslim264)

İslam şeriatı kıbleye çok büyük bir tazimlik vermiş, orayı ibadette dönülmemesi gereken yer olarak tayin etmiştir,  böylece o yöne hacet gidermenin hürmetsizlik olduğunu bildirmiştir.

 

Kimi âlimler kıble yönüne bile tükürmenin bu hadis çerçevesinde caiz olmadığına inanmıştır. Hadis tuvalet esnasında bilinmesi gereken bir edebi öğretmektedir. Kıble yönüne doğru ön ve arkayı dönmeyi yasaklamaktadır. Bu yasağa rağmen, kıbleye doğru hacet gidermek hususu âlimler arasında ihtilaflı bir konu olduğu da bir gerçektir. Bu derste bu hadisimizi masaya yatıracağız, inceleyeceğiz.

 

Değerli dostlar!

Âlimlerimiz açık veya sahra gibi meydanlarda kıbleye doğru ön ve arkayı dönerek hacet etmemek konusunda ittifak etmişlerdir. Bu husus da âlimler arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Bu ittifakı sağlayan delil ise üzerinde konuştuğumuz hadistir. Rasulullah’ın (sallAllah (c.c)u aleyhi vessellem) bu açık ifadesi bunu gerekli kılmıştır. Peygamber (s.a.v) bakın ne kadar açık buyuruyor “ Biriniz tuvaletini yapacağı zaman kıbleye önünü ve arkasını dönmesin. Doğuya ve batıya dönün.”

 

İhtilaf olunan mesele, acaba Abdullah İbn Ömer hadisi binalarda olsun, etrafı örtülü tuvaletlerde olsun ön ve arkayı kıbleye dönmeyi caiz kılar mı kılmaz mı hususundadır. İşte bu konu ihtilaflıdır. Âlimler bu hususta 4 meşhur görüş belirtmiştir bu görüşleri zikredelim ve anlamaya çalışalım.

 

İmam Buhari, bu hadisi kıbleye ön ve arkayı dönmenin caiz olmadığını, ancak eğer sahra-açık alan değil de etrafı örtülü tuvaletler veya duvarlar olursa da kıbleye dönmenin caiz olduğunu ispat etmek için getirmiştir, fakat bu görüşü tartışılır bir görüştür. İmam Buhari bu hususta sahra ile etrafı örtülü tuvaletleri ayırdığını gösterir, bu hükme giderken de Abdullah İbn Ömer’in “ Rasulullah’ı (sallAllah (c.c)u aleyhi vessellem) tuvalet ihtiyacını görmek üzere iken iki tuğla üzerine oturmuş ve önünü Beytu’l Makdis’e dönmüş olarak gördüm “ hadisini delil almıştır, bu hadiste etrafı duvarla örülü bir tuvalette hacet giderirken arkasını Beytullah’a döndüğü sabittir.

 

1-İslam âlimlerinin bazıları ki onlar İmam Ebu Hanife, İmam Ahmed’den gelen meşhur budur, İmam Şeyhülislam İbn Teymiyye, Ebu Sevr, Maliki ve fakih İbn’ul Arabî, İmam Şevkani, İbn Hazm’dır. Bu âlimler, Rasulullah’ın bu hadisini delil alarak bu hüküm hem sahrayı hem de etrafı duvarla örülü tuvaletleri de kapsar diyerek bu durumda, nefy/yasaklama mubahın önündedir ilkesini kendilerine delil alarak  “binalarda olsun, etrafı örtülü tuvaletlerde olsun hacet anında ön ve arkayı kıbleye dönmek haramdır” diye inanmışlardır. 

 

2- İslam âlimlerinin bazıları ki onlar İmam Malik, İmam Şafi, İshak ise iki delil göz önünde bulundurarak (Ebu Eyyûb el-Ensari ve Abdullah ibn Ömer hadislerini) binalarda-kapalı alanlarda-etrafı duvarlarla örülü yerlerde kıbleye doğru arkayı ve önü dönmek caizdir, açık ve meydanlarda ise haramdır demişlerdir.

 

3- İslam âlimlerinin bazıları ki onlar, Ebu Hanife, Ahmed Bin Hanbel ve Günümüz âlimlerinden İbn Useymin’dir. Bu görüşü göre, binalarda –kapalı alanlarda olsun ve açık alanlarda olsun kıbleye doğru arkayı dönmek caizdir, önü dönmek ise haramdır. Zira iki delil göz önünde bulundurulunca böyledir demişlerdir, kıbleye ön dönmek arkayı dönmekten daha büyük saygısızlıktır demişlerdir.

 


Hadisten anladıklarımız:

1-Hadis, her durumda da kıbleye ön ve arka dönemin caiz olmadığını ispat eder.

2-Rasulullah(sallAllah (c.c)u aleyhi vessellem) ümmetine kıbleye tazimde bulunmalarını o yöne hacet gidermemelerini istemekle Beytullah’a duyduğu sevgiyi ve ihtiramı ispat etmiştir.

3-Kıble bu hadisle sevilmesi ve tazim duyulması gereken mekân olarak görülmektedir, islam ümmeti bu hususta gereken tazimini yapmalıdır.

 
 
 
UbeyduAllah  Arslan


Hasan el Basri (radiallahu anhu) diyor ki:

“Daha öncekiler arasında sünnet ehli azınlıkta idi, gelecekte de azınlıkta kalacaktır. Zira onlar nimet bolluğu zenginlik içinde şımarmış olanların arasına katılmadılar. Din adına ibadet uyduran bid’atçıların, bid’atlarına iştirak etmediler. Rableriyle karşılaşıncaya kadar İslam sünnetleri üzerinde hayatlarına devam etmeye sabrettiler.

Ey müslümanlar sizlerde öyle olunuz.”
Son mekaleler