HACCIN FARZ OLABİLMESİ İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR Birinci şart: İslam: Hac yapacak kişinin müslüman olması gerekmektedir.
İkinci şart: Akıl sahibi olmak: İslam dini akıl sahibi olmayan kimselere hac ibadetini farz kılmamıştır.
Üçüncü şart: Buluğa ermek: Hac çocuk ihtilam oluncaya kadar kendisine farz değildir.
Dördüncü şart: Tam bir şekilde özgür olmak: Kölelerin üzerine hac ibadeti farz değildir. Eğer hac yapacak olurlarsa ibadetleri geçerlidir amma islamın farz haccının yerini tutmaz.
Beşinci şart: Hac yapmaya gücün yetmesi: Gücün yetmesinden kasıt yolculuğa dayanabilecek kadar sıhhatli olmak, yolculuk masraflarına yetecek kadar mal sahibi olmak, ailesinin ihtiyaçlarını, onların kimseye muhtac olmayacak kadar maddi gereksinimlerini karşılamış olmak demektir. MİYKAT MAHALLERİ: Hac için hicri yılın hac ayları denilen aylarında niyet edilir. Bu aylar: Şevval ayının başından Zul Hıcce ayının ilk on gününe kadardır. Bu aylarda hacda niyet eden kişi ihram giyme mahallerinde ihramını giyer ve hacca niyet eder. Bu yerlerden ister uçak ile ister gemi ile geçenler, ihramlarını giyerler, miykat mahalline yaklaştıkları andada niyetlerini getirirler. Miykat mahallini ihramsız bir vaziyette geçenler yada niyet getirmeden geçenlerin geri dönüp ihramlarını giymeleri ve niyetlerini getirmeleri gerekmektedir. Eğer geri dönüp üzerine düşenleri yerine getirmeyecek olursa bir kurban kesmesi gerekli olur.Miykat mahalline ulaşınca kişinin hangi hac çeşiti için niyet edeceğini bilmesi gerekir. HACCIN ÇEŞİTLERİ
Hac üç çeşittir: 1- Temettu Haccı: Hac ayları içerisinde umre yapıp saçını kısalttık yada kazıdıktan sonra (temettu haccında umre yapıldıktan sonra saçı kısaltmak daha efdaldir) ihramdan tamamen çıkıp, bayramdan iki gün önce hac için tekrardan ihram giyip niyet ederek hac ibadetine başlanıp daha sonrada kurban kesilen bir hac çeşitidir. Umreye niyet ederken Lebbeyk Allahumme umreten mutemettian ilel hac denir (Ey Allah’ım! Temettu haccının umresini yapmaya niyet ettim demektir). Bu umre esnasında normal umrede ne yapılıyorsa aynısı yapılır. Sırası ile şöyle yapılır: Umreye niyet ederek ihram giymek, Tavaf yapmak, Say yapmak,Tıraş olup ihramdan çıkmak, Hacca niyet ederek ihram giymek, Mina’ya gitmek, Arafat’a gitmek, Müzdelife’ye gitmek, Şeytan taşlamak, Kurban kesmek, Tıraş olmak, Haccın tavafını yapmak , Haccın sayını yapmak, Mina’da iki gece gecelemek, Veda tavafını yapmak. Bu işler yapıldıktan sonra hac bitmiş sayılır. 2- Kıran Haccı: Umre ile haccın birleştirilmesi ile olan bir hac çeşitidir. Kişi umreyi tamamladıktan sonra saçını tıraş etmez böyleliklede ihramdan çıkmaz. Miykat mahallinde niyet ederken Lebbeyk Allahumme umreten ve hacce diye niyet edilir. (Ey Allah’ım! Umre ve haccı beraber yapmaya niyet ettim demektir) Bayram günü bu çeşit bir hacca niyet eden kişi kurban keser. Sırası ile: Umre ve hacca niyet ederek ihram giymek, Tavaf yapmak, Haccın sayını yapmak, Mina’ya gitmek, Arafat’a gitmek, Müzdelife’ye gitmek, Şeytan taşlamak, Kurban kesmek , Tıraş olup ihramdan çıkmak, Haccın tavafını yapmak , Mina’da iki gece gecelemek, Veda tavafını yapmak 3- İfrad Haccı: Miykat mahallinden sadece hac için niyet edilen, kurban kesilmesinin gerekmediği bir hac çeşitidir. Sırası ile:Hacca niyet ederek ihram giymek, Kudum Tavafını yapmak, Haccın sayını yapmak, Mina’ya gitmek, Arafat’a gitmek, Müzdelife’ye gitmek, Şeytan taşlamak, Tıraş olup ihramdan çıkmak, Haccın tavafını yapmak, Mina’da iki gece gecelemek, Veda tavafını yapmak Hac çeşitlerinin üçünden her hangi birine hac esnasında niyet edilmesi alimler tarafından uygun görülmüştür. MİYKAT MAHALLİNDE YAPILACAK İŞLER: ilk önce güzel bir yıkanılır ve temizlenir (yani eğer avret mahallinde yada koltuk altlarında kıl ve benzeri şeyler varsa onları temizler). Umre yapacak erkek iç çamaşırlarını diyer bütün elbiseleri ile beraber çıkarır ve ihram elbisesini giyer.. Daha sonra nusuklerden birine girmek için niyet ederler, ifrad haccına niyet edenler ise sadece hac için niyet getirirler. Kalble niyet edilen dil ile telaffuz edilir. Niyet yapılacak ibadete göre değişiklik gösterir. Eğer ihrama giriş sebebi olan umre yada hac ibadetinin her hangi bir sebebten ötürü tamamlanamayacağından korkulacak olursa niyetini söylerken şu şekilde şart öne sürmesi iyi olur “Eğer her hangi bir şey ihramımla devam etmeme engel olacak olursa benim ihramdan çıkacağım yer engellendiğim, her hangi bir engel ile karşılaştığım yer olsun” der. İhram namazı adında bir namaz yoktur. Velakin ihram giyildiği esnada eğer farz namaz kılınma zamanı gelecek olursa namazdan sonra niyet yerine getirilir. Peygamber efendimiz bu şekilde yapmıştır. Daha sonra telbiye geririr. Telbiye: “LEBBEYK ALLAHUMME LEBBEYK LEBBEYKE LA ŞERİYKE LEKE LEBBEYK İNNEL HAMDE VEN Nİ’METE LEKE VEL MULK LA ŞERİYKE LEK” demektir.
UMRE VE HACDAKİ İHRAM YASAKLARI: İhram giyildik ve niyet getirildikten sonra kişinin yapması yasak olan bazı şeyler vardır. Sıra ile şunlardır: Vucudun her hangi bir yerinden bilerek, zorunda kalmaksızın kıl koparmak, tıraş etmek. El yada ayak parnaklarındaki tırnakları bilerek, her hangi bir zorunluluk olmaksızın kesmek.Erkeğin başını ve yüzünü bir şey ile bilerek örtmesi, Kadınların ise nikab (yüzü örten sadece gözlerin görülmesine izin veren bir örtü) ve eldiven giymeleri yasaktır. Erkeklerin olduğu bir ortamda baş örtülerinin uçlarını yüzlerinden aşağıya sallandırırlar, Erkeğin bilerek gömlek, pantolon gibi dikişli elbise giymesi. İhrama girildikten sonra koku kullanılması yasaktır. Kullanılan kokunun çeşiti kullanılma şekli önemli değildir,Kara av hayvanlarının avlanması, Nikâh kıymak, evlenmek, başkasının evlenmesine vesile olmak, nikâha şahitlik etmek, kız istemek, kız vermek bütün bunların hepsi caiz değildir, Cinsel ilişkiye girmek. Bu şekilde bir işe karışan kişinin haccı batıl olur,Cinsel ilişki dışındaki diyer şeyleri yapmak da ihramlı iken yasak olan şeylerdendir. Harem sınırları içerisinde bulunan hayvanları öldürmek, bitkileri koparmak ihramlı yada ihramsız her kes için caiz değildir. İHRAM YASAKLARININ CEZALARI:Tıraş olmak, tırnak kesmek, dikişli elbise giymek, koku kullanmak, başı örtmek, yüz örtmek, eldiven kullanmak gibi ihram yasaklarının cezası ya bir kurban kesmek veya altı fakirin karnını doyurmak yada üç gün oruç tutmaktır.Cinsel ilişkiye girmenin cezası ise bir deve kurban edip, haccını tamamlaması daha sonradaki senede bu haccın kazasını yapması gerekmektedir.Karaav hayvanlarının avlanması halinde ceza olarak öldürülen hayvanın bir benzeri satılır bir vaziyette insanlığın hizmetinde bulunuyorsa o halde kişi üç şekil ceza arasında muhayyerdir: Ya benzeri bir hayvan satın alınır ve kurban edilir, ya fiyatı biçilip yemek satın alınır ve fakirlere dağıtılır (her fakire bir buçuk kilo civarında buğday, arpa ve benzeri ürünlerden verilir), yada her fakir adedince bir gün oruç tutulur. Eğer öldürülen hayvanın bir benzeri yoksa o zamanda hayvanın kıymeti biçilir ve aynı şekilde dağıtılır, yada her fakir için bir gün oruç tutar. Cinsel ilişki dışındaki cinsellikle alakalı diyer şeylerin yapılması halinde bir kurban kesilmesi gerekir. Hac sahihtir velakin yapılması yasaklanmış bir şey vuku bulduğu için ceza olarak kurban keser. Umre yada hacca niyet eden kişi yolculuğa çıktıktan sonra yola devam etmesini engelleyecek bir şeyle karşılaşacak olursa, eğer sorunun halledebileceğini zannedecek olursa ihramından çıkmaz ve eğer sorunu halledebileceğinden emin olmayacak olursa saçını tıraş eder ve ihramdan çıkar. Şayet ihrama girerken şart koşmuşsa kurban kesmez ve eğer şart koşmamışsa kurban keser. İHRAMLININ YAPMASI CAİZ OLAN ŞEYLER: Zararlı olan bazı hayvanların öldürülmesinde cevaz vardır. "Beş çeşit hayvan fasıklardır (zarar veren hayvanlardırlar), ihramlı iken yada ihramlı olmaksızın öldürülmeleri caizdir: Akreb, çaylak kuşu, karga ve siyah köpek bu hayvanlardır” (Buhari rivayet etmiştir). Muslim’de geçen rivayette yılanda zikredilmektedir.Giymek için ihram bulamayan kişi pantalon yada şalvar giyebilir. Terlik bulamayan da ayakkabı giyebilir. İhramlının yıkanmasında bir beis yoktur. İhtiyac anında başını ve vucudunu kaşıyabilir. Elbetteki bu aşırıya gitmemek şartı ile geçerlidir. İhramlının ihramlarını yıkaması, değiştirmesi caizdir. Gözlük giymekte her hangi bir sakınca yoktur. Saat takmakta her hangi bir sakınca yoktur. Kan aldırmakta her hangi bir sakınca yoktur. Her hangi bir şeyle gölgelenmekte bir beis yoktur. Yalnız başı örtmemesine dikkat edilmesi gerekmektedir. İhramın alt kısmının her hangi bir şeyle bağlanması caizdir. Kadınların çorap, şalvar ve benzeri şeyleri giymeleri caizdir. Kadınlar başlarını örtmek zorundadırlar. Yüzlerini başörtüleri ile örterler. Para cüzdanı, kemer, resmi evrakları korumak için kullanılan çanta gibi şeyleri kullanmak caizdir. Yırtılan ihramın dikilmesi caizdir. HACCIN RÜKÜNLERİ A) Haccın olmazsa olmaz dört rüknü vardır. 1)- Hac için niyet getirmek. Bu şart olmaksızın hac ibadetine başlangıç yapmış sayılmaz 2)- Arafat’ta kalmak. Eğer bir kişi Arafat’ta durmayacak olursa haccı batıldır. 3)- İfada tavafını yapmak. 4)- Safa ve Merve arasını say etmek. B) HACCIN VACİBLERİ1-Miykat mahallerinden ihram giymek. Miykat mahallerinde hacca niyet ederken eğer ihram giyilmezse haccın vaciblerinden biri yerine getirilmiş olmaz.2-Akşam vaktinin Arafat’ta girmesi. Çünkü Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) akşam vakti girinceye kadar Arafat’ta kalmış, Güneş battıktan sonrada yola çıkmıştır.3-Geceyi Müzdelife’de geçirmek. Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) gecenin yarısından sonra ihtiyar ve hastalara Müzdelife’den ayrılabilmelerı için izin vermiştir. Buda vacibliğine delalet eder 4-Mina’da bayramın ikinci ve üçüncü gecelerini geçirmek. Çünkü Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu geceleri burada geçirmiş, su taşıyanlara ve deve çobanlarına Mina’dan çıkabilmeleri için izin vermiştir buda vacipliğine delalet eder. 5-Şeytanların sıra ile taşlanması. Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bayram günü büyük şeytanı taşlamış, daha sonraki günlerde de üç şeytanı sıra ile taşlamıştır. 6-Saçların kazıtılması yada kısaltılması. Çünkü Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) saçların kısaltılmasını yada kazıtılmasını emretmiştir. Şöyle buyurmuştur: "Saçlarını kısaltsın ve ihramdan çıksın” (Buhari rivayet etmiştir). 7-Veda tavafı. Çünkü Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu tavafın yapılmasını emretmiştir. Kim haccın rükünlerinden birini terkedecek olursa haccı batıl olur. Ve kimde haccın vaciblerinden birini terk edecek olursa bir kurban kesmelidir. UMRENİN RÜKÜNLERİ VE VACİBLERİA) Umrenin Rükünleri: Umrenin üç tane rüknü vardır:1-Umre yapmak için ihrama niyet etmek.2-Tavaf yapmak. .3-Say yapmak . B) Umrenin Vacipleri: İki tanedir:.1-Miykat mahallerinden ihrama girmek. 2-Saçları kazıtmak yada kısaltmak. Kim umrenin rükünlerinden birini terk edecek olursa umresi batıl olmuş olur. Ve kimde umrenin vaciblerinden birini terk edecek olursa kan akıtması gerekmektedir. TAVAF: Eğer ihrama temettu yada kıran haccının umresini yapmak maksadı ile girilmişse umrenin tavafı yapılır. Ve eğer ifrad haccına niyet edilmişse tavaful kudum denilen ifrad haccının tavafı yapılır. Şu hususlara dikkat edilmesi uygun olur: Tavaf yapılırken avret mahallinin açılmamasına dikkat etmek gerekmektedir. Çünkü tavaf aynı namaz gibidir. Peygamber efendimiz bu konuda şöyle buyurmuştur: “Çıplak bir şekilde hiç bir kimse evi tavaf etmesin” (Hadis muttefekun aleyhtir). Ve şöyle buyurmuştur: "Evi tavaf namaz kılmaktır. Tek fark siz tavaf ederken konuşabilirsiniz” (Bu hadisi Tirmizi rivayet etmiştir). Erkekler için tavaf esnasında sağ omuzun açık, sol omuzun kapalı olması mustehab olan amellerdendir. Mescide geldikten sonra Kâbeyi görünce telbiyeyi keser ve Hacerul Esvedi tam karşısına alarak elini Ona doğru elini uzatarak “Bismillah Vallahu Ekber” der. Eğer imkânı olursa Hacerul Esvedi öper yada elini sürer. Bu dinimizde olmayan bir şeydir. Daha sonra her defasında daha önce belirttiğimiz üzere yapmak, Kâbeyi sol tarafına almak sureti ile yedi defa çevresinde döner. Ruknul Yemaniye geldiği vakit elini sürer ve “Bismillah Vallahu Ekber”der. Eğer elini sürmeye imkân bulamayacak olursa ne elini Ona doğru uzatır, nede tekbir getirir. Erkeklerin tavafın ilk üç dönümü esnasında remel etmeleri (adımları bir birine yakın bir surette atıb hızlı bir şekilde yürümektir) uygun olur. Yalnızca bu remel esnasında Ruknul Yemani ve Hacerul Esved arasında sakince yürür. Tavafa ait özel bir dua, özel bir zikir yoktur. Yalnızca Ruknul Yemani ve Hacerul Esved arasına gelince şu duayı söylemesi iyi olur” Rabbena Atina fid Dünya Haseneten ve fil Ahireti Haseneten ve Kına Azaben Nar” (Ey Rabbimiz! bize bu dünyadada ahirettede iyilikler, güzellikler ver. Bizi ateşin azabından koru). Tavafı bitirdikten sonra ridayı omuzların ikisinide kapatacak bir şekilde koymak gerekir.Tavaf bittikten sonra Makamı İbrahimin arkasına geçer . Makamın arkasında eğer fırsat bulabilirse iki rekât namaz kılar. Eğer kalabalıktan ötürü yer bulamayacak olursa mescidin her hangi başka bir yerinde namaz kılabilir. SAY: Temettu haccının umresinin sayını yada kıran ve ifrad haclarının saylarını yapanlar şu hususlara dikkat etmeleri gerekmektedir: Tavaf bittikten sonra say yapacak kişi Hacerul Esvedin karşısına düşen Safa tepesine çıkar. Tepeye yaklaşınca şu şekilde söyler: “İnnes Safa vel Mervete min şeâirillah femen haccel Beyte evi’temera fela cünaha aleyhi en yettavvafa bihima ve men tetavvaa hayran fe innellaha Şakirun Alim” (Bakara suresi 158.ayet) (Şübhesizki Safa ve Merve Allah’ın koyduğu nişanlardandır. Her kim Beytullahı ziyaret eder veya umre yaparsa onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Şübhesizki Allah yapılan ibadetleri kabul eder ve O her şeyi hakkıyla bilir). Sa’y ederken abdestli olmak mustehabtır. Tepenin üzerine çıkılır (tepenin üzerine çıkmak daha efdaldir ama her hangi bir özürden ötürü çıkılmasada olur) ve kıbleye doğru yönelir. Eli ile Kâbeye doğru işaret etmeden şu şekilde söyler: “La ilahe illallahu vallahu ekber. La ilahe illallahu vahdehu la şeriyke leh lehul mulku ve lehul hamdu ve huve ala kulli şey’in Kadir. La ilahe illahu vahdeh enceze va’deh ve nasara abdeh ve hezemel ahzaba vahdeh” daha sonra ellerini kaldırarak dua eder. Bu zikir üç defa tekrar edilir. Daha sonra tepeden aşağıya doğru inilip, Merve istikametinde yürülür. Erkekler vadiye geldiklerinde (şu an yeşil ışıklar ile belirtilmiştir) iki yeşil ışık arasında hızlıca koşuşurlar. Merve tepesine gelince eğer imkân olursa üzerine çıkar. Yok eğer imkân olmaz ise tepenin başlangıç yerinde durur. Safa tepesinde ne yaptı ise aynısını burda yapar tek fark bu tepe üzerinde biraz önce zikrettiğimiz ayet okunmaz. Daha sonra safa tepesine doğru yönelir Merveye gelirken yaptığı şekilde yapar. Safa ile Merve arası bir şavt, Merve ile Safa arası da bir şavt sayılır. Bu şekilde yedi defa tekrar edip, en son olarakta Merve tepesi üzerinde sa’y sona erdirilir. Binek üzerinde de sa’y edilebir, ama yürüyerek sa’y etmek daha efdaldir. Bu arada okunması gereken özel bir dua yoktur. Öylede sa’ya hususi özel bir namaz yoktur. Namaz tavaf için meşru kılınmıştır. TIRAŞ: Tıraş temettu haccının umresini yapanlar için geçerlidir. Diğer hac çeşitlerinde bayram gününden önce saç tıraş edilmez. Erkekler sa’yı bitirdikten sonra saçlarını komple bir şekilde kısaltırlar. Umre yapan kadınlar ise saçlarını toplayıp 2 cm kadar kısaltırlar. Bu zikrettiğimiz her şeyi tam bir şekilde yapan kimsenin umresi en kâmil bir şekilde tamamlanmış olur. HACCIN YAPILIŞITemettu haccına niyet etmiş olanlar umrelerini bitirip ihramlarını çıkardıktan sonra zul hicce ayının sekizinci günü olan terviye gününde (bayramdan iki gün öncesi) ihramlarını bulundukları yerden giyerek hac için niyet getirirler. Eğer haccını tamamlayamayacağını düşünürse “Benim ihramdan çıkacağım yer engellendiğim, her hangi bir engel ile karşılaştığım yer olsun” diyerek şart koşar. Kıran ve ifrad haccına niyet etmiş olanlar ihramdan çıkmadıkları için onlar için bir problem yoktur. MİNAYA GİDİŞBütün hacılar sekizinci günün öğle vaktinde Mina’ya giderler ve telbiye getirmeye başlarlar. Mina’da öğle, ikindi, akşam, yatsı ve dokuzuncu günün sabah namazını kısaltarak kılarlar. Mina’da sekizinci gün gecelemek sünnettir. ARAFAT’A GİDİŞ Arafe günü, kuşluk vakti geldiğinde telbiye ve tekbir getirmek sureti ile Arafat’a doğru yola çıkılır. Arafat’a gelince zevalden sonra imam bir hutbe verir, öğle ve ikindi namazı kısaltarak ve cem edilerek (beraber bir şekilde) kılınır. Daha sonra Allah’ın izin verdiği kadar dua ile meşğul olunur.. Peygamberimiz "Duaların en hayırlısı Arafe günü edilen duadır. Benim ve benden öncekilerin demiş olduğu en hayırlı söz -La ilahe iillallahu vahdehu la şeriyke lehu lrhul mulkü ve lehul hamdu ve huve ala kulli şeyin kadir -- ’dir” ﴾Allah’tan başka hakkı ile ibadet edilecek bir ilah yoktur. O tektir şeriyki yoktur. Her şeyin tapusu ve hamdın her çeşidi Ona aittir. Onun her şeye gücü yeter﴿ diye buyurmuştur.Yüce Allah ençok Arafe günü kullarını bağışlar. "Allah’ın kullarından Cehennem azabından Arafe gününden başka bir günde daha fazla kurtulanı olmamıştır” Güneş battıktan sonra sakin bir şekilde Müzdelife’ye doğru yola çıkılır. MÜZDELİFE’YE GİDİŞMüzdelife’ye varılınca akşam ve yatsı namazı bir ezan iki kametle beraber kılınır. Daha sonra bayram gününe hazırlık olması için erkenden yatılır. İhtiyar ve hastaların gecenin yarısından sonra Mina’ya doğru yola çıkmaları caizdir. Sabahleyin sabah namazı kılındıktan Güneş iyice doğmadan yanına Müzdelife’den yedi tane leblebi büyüklüğünde taş alarak Mina’ya doğru yola çıkılır. Yol esnasında çokca telbiye getirmek Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sünnetindendir. Şeytanlara gelindiğinde telbiye kesilir. BAYRAM GÜNÜ YAPILACAK İŞLER: Mekke’ye en yakın şeytan olan büyük şeytana bu yedi taş atılır.. Daha sonra üzerine kurban düşenler kurbanlarını keserler ve saçlarını tıraş ederek ihramdan çıkarlar. Kurban her kişi için bir küçük baş hayvan olarak belirlenir. Eğer büyük baş hayvan kesilmesi istenecek olursa her yedi kişi bir büyük baş hayvan için ortak olabilir. Kurbanda kesildikten sonra artık ihramdan çıkıldığı için normal elbise giyilebilir. Güzelce temizlenip koku sürünmek sünnetten olan işlerdendir. Daha sonra Kâbeye gidip haccın tavafı olan tavafı ifadayı yapar. Bu tavaf normal tavaflar gibidir. Tavaftan sonra iki rekât tavaf namaz kılınır. Temettu haccına niyet etmiş olanlar temettu haccının sayını yaparlar. Kıran ve ifrad haccına niyet etmiş olanlar ise eğer daha önceden say etme imkânı bulamamış iseler haclarının gerektirdiği sayları yerine getirirler. Daha sonra Mina’ya dönülüp gece Mina’da geçirilir. Daha sonraki geceninde yani bayramdan sonraki iki gece Mina’da gecelemek haccın vaciblerindendir.. Bayramın ikinci ve üçüncü günü öğle ezanından sonra üç şeytan küçükten büyüğe doğru taşlanırlar. Bu taşlama vacibtir. Bayramın ikinci ve üçüncü günü taşlanacak olan üç şeytanın her birine atılmak üzere Mina’dan yedişer tane taş toplanır. Her taşı atışında tekbir getirir. Atılan taşların şeytanları çevreleyen havuzların içine düşmesine dikkat edilmesi gerekmektedir,. Küçük ve orta şeytan taşlandıktan sonra kıbleye dönülerek uzun uzadıya dua edilir. Büyük şeytandan sonra dua edilmeden ayrılır. Kurban kesmeye gücü yetmeyenler üçü hac günleri yedisi evlerine döndüklerinde on gün oruç tutarlar. Şeytanları taşlamaya gücü yetmeyenler, yerlerine başka birisini vekil kılarlar. Vekil, yerine atacağı kişinin yerine niyet ederek aynı kendi taşlamasında yaptığı gibi yaparak taşları atar. Bayramın üçüncü günü, yani bayramdan iki gün sonra Mina’dan Güneş batmadan önce çıkılmayacak olursa dördüncü günüde taşlama yapılması gerekmektedir.. Taşlamaları bitirdikten sonra Mekke’ye dönülür. VEDA TAVAFI: Mekke’den çıkıp geri evine dönmek isteyen kişi, en son olarak Kâbeyi tavaf etmesi gerekmektedir. Kâbenin çevresinde yedi defa dönülür daha sonrada makamı İbrahimin arkasında iki rekât tavaf namazını kılar ve böylecede haccını bitirmiş olur.
Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’in Mescidini Ziyaret Etmek.
Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’in Mescidini ziyaret etmek müstehabtır. Orayı ziyaret her zaman ve her vakit meşrûdur. Bunun belirli bir zamanı yoktur. Haccın işleri arasında değildir. Kabrin ziyaret edilmesi için yüklerin hazırlanması ve yolculuk yapılması caiz değildir. Çünkü ibadet olacak şekilde yük hazırlamak, kabirleri ziyaret etmek için olmaz. Bu ancak Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’in buyruğunda olduğu gibi üç mescid hakkında sözkonusudur: “(İbadet kastıyla) yükler ancak üç mescide gitmek üzere vurulur. Mescid-i Haram, benim bu mescidim ve Mescid-i Aksa.” Buna göre Medine’de, uzakta yaşayan bir kimsenin kabri ziyaret etmek maksadıyla yüklerini bağlama hakkı yoktur. Fakat Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’in mescidini şerifini ziyaret etmek kastıyla yüklerin bağlanması meşrudur. Kişi mescide ulaştı mı Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’in de, ashabının da kabirlerini ziyaret eder. Böylelikle peygamberin kabrini ziyaret, onun mescidini ziyaret etme kapsamı içerisine girmiş olur. Çünkü Peygamber mescid’i ziyaret etmenin pek büyük bir sevabı vardır. Peygamber Salallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmaktadır: “Benim bu mescidimde bir vakit namaz, Mescid-i Haram müstesna onun dışındaki mescidlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır.” Yine Peygamber Salallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Benim bu mescidimde bir vakit namaz, Mescid-i Haram müstesnâ, onun dışındaki mescidlerde kılınan bin namazdan daha faziletlidir. Mescid-i Haram’da bir namaz ise onun dışındaki diğer mescidlerde kılınan yüzbin namazdan daha faziletlidir.” 2- Mescid-i Nebevi’ye girdiği vakit mescide girince sağ ayağını atarak şunları söylemesi müstehabtır: “Eûzu billâhil azîm, ve bi vechihil kerîm, ve sultânihil kadîm mineşşeytânirracîm. (Bismillâhi vessalâtu vesselâmu alâ rasûlillah) Allâhummeftahlî ebvâbe rahmetik.”: “Pek büyük Allah’a ve O’nun kerim zatına, kadim saltanatına, kovulmuş olan şeytandan sığınırım. Allah’ın adı ile (giriyorum). Sâlat ve selam Allah’ın Rasûlüne olsun, Allah’ım bana rahmetinin kapılarını aç.” Tıpkı diğer mescidlere girerken söylediği gibi bunları söyler. 3- İki rekat tahiyyetu’l-mescid namazı ya da dilediği namazı kılar. Namazında dilediği duaları yapar. Efdal olan bunu Ravza-i Şerife’de yapmasıdır. Ravza, Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’in minberi ile hücresi arasındaki yerdir. Çünkü Peygamber şöyle buyurmuştur: “Benim evim ile minberimin arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberim de Havz’ımın üzerindedir.” Farz namaza gelince, ziyaretçi olanın da, olmayanın da bunu ilk safta kılmaya gayret etmesi uygundur. 4- Namaz kıldıktan sonra Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’in kabrini ziyaret etmek isterse edeb ve vakar ile kabrinin önünde durur, alçak sesle Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’e şu sözlerle selam verir: “Esselâmu aleyke eyyuhennebiyyu ve rahmetullâhi ve berekâtuhû, Allâhumme salli alâ muhammedin ve alâ âli muhammed, kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd. Allâhumme bârik alâ muhammedin ve alâ âli muhammed, kemâ bârekete alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd.”: “Selam sana ey peygamber! Allah’ın rahmet ve bereketleri de üzerine olsun. Allah’ım, Muhammed’e ve onun aile halkına, İbrahim’e ve İbrahim’in aile halkına salat getirdiğin gibi salat getir. Şüphesiz ki sen her türlü hamde layıksın, şanı pek yüce olansın. Allah’ım, Muhammed’e ve Muhammed’in aile halkına, İbrahim’e ve İbrahim’in aile halkına bereketler ihsan ettiğin gibi, bereketler ihsan et. Şüphesiz ki sen her türlü hamde layıksın, şanı pek yüce olansın.” Yahutta şöyle der: “Esselamu aleyke yâ rasûlallah ve rahmetullâhi ve berekâtuh.” : “Selam sana ey Allah’ın Rasûlü! Allah’ın rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun.” Çünkü Peygamber Salallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Bir kişi bana selam verdi mi mutlaka Allah bana ruhumu tekrar geri iade eder ve ben de onun selamını alırım.” Ve şöylece: “Eşhedu enneke rasulullahi hakkan, ve enneke kad bellağte’r-risâlete ve eddeytel emâneh. Ve câhette fillâhi hakka cihâdih, ve nesahtel ümmeh. Fecezâke’llâhu an ummetike efdale mâ câzâ nebiyyen an ummetih.” “Şehadet ederim ki sen Allah’ın gerçek rasûlüsün ve şüphesiz ki sen risaleti eksiksiz tebliğ ettin. Emaneti eksiksiz yerine getirdin. Allah yolunda hakkıyla cihad ettin. Ümmete samimi olarak nasihat ettin. O bakımdan herbir peygambere ümmeti adına verilen en üstün mükâfat ile senin ümmetin adına Allah da seni mükafatlandırsın.” demesinde de bir sakınca yoktur. Çünkü bütün bunlar Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’in nitelikleri arasındadır. 5- Sonra biraz sağa doğru çekilir ve Ebu Bekir es-Sıddîk Radiyallahu anh’a selam verir. Ona uygun şekilde dua eder. Sonra yine biraz daha sağa çekilir. Ömer b. el-Hattab Radiyallahu anh’a selam verir, Allah’tan ona razılık diler, ona dua eder. İbn Ömer radiyallahu anhuma, Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem ve iki arkadaşına selam verdi mi çoğunlukla sadece şunları söylerdi: es-Selamu aleyke ya Rasûllallah, es-Selamu aleyke ya Eba Bekr, es-Selamu aleyke ya ebetah. (Selam sana ey Allah’ın Rasûlü, selam sana ey Ebu Bekir, selam sana ey babam) der, sonra giderdi. Herhangi bir kimsenin hücreye elini sürmek yahut etrafında dolaşmak suretiyle Allah’a yakınlaşmaya kalkışması caiz değildir. Allah Rasûlünden herhangi bir ihtiyacını gidermesini, hastasına şifa vermesini ve benzer şeyler yapmasını istemesi de caiz değildir. Çünkü bütün bunlar sadece Allah’tan istenecek şeylerdir. Kadın ise Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’in kabrini de, başkasının kabrini de ziyaret etmez. Çünkü Peygamber Salallahu aleyhi vesellem bu lafız sözün doğrusu çokça ziyaret eden kadınlar Elbânî’de buna işaret ediyor. 8 nolu dipnotta gösterdiği kaynaklarda çokça ziyâret eden kadınlar geliyor. el-Elbanî Ahkâmül-Cevaiz ve İmâ’da bu lafzı sahih görüyor. Fakat Peygamber Mescidini ziyaret eder ve orada namazın kat kat mükafatlandırılması ümidi ile orada Allah’a ibadet eder. Bulunduğu yerde Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’e sâlat ve selam getirir ve bu, kendisi nerede olursa olsun Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’e ulaşır, çünkü Peygamber Salallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Evlerinizi kabirlere dönüştürmeyiniz. Benim kabrimi de bayram yeri yapmayınız. Bana salat ve selam getiriniz. Çünkü sizin getirdiğiniz salat ve selam nerede olursanız olunuz bana ulaşır.” Yine Peygamber Salallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Muhakkak Allah’ın yeryüzünde dolaşan melekleri vardır. Bunlar ümmetimin bana selamlarını ulaştırırlar.” 6- Medine’yi ziyaret eden bir kimsenin orada bulunduğu sıralarda Kuba mescidini ziyaret etmesi ve orada namaz kılması müstehabtır. Çünkü “Peygamber Salallahu aleyhi vesellem hem binekli, hem yürüyerek o mescide gider, orada iki rekat namaz kılardı.” Sehl b. Huneyf’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem buyurdu ki: “Her kim evinde abdest alır, sonra Kuba mescidine gider, orada bir namaz kılacak olursa bir umre kadar ecir alır.” Esid b. Zuhayr el-Ensari Radiyallahu anh de Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’ın şöyle buyurduğunu zikretmektedir: “Kuba mescidinde bir namaz bir umre gibidir.” 7- Erkeklerin Medine’de bir kabristan olan Baki kabristanını ziyaret etmeleri, şehitlerin kabirleri ile Hamza’nın (Allah hepsinden razı olsun) kabirlerini ziyaret etmeleri sünnettir. Çünkü Peygamber Salallahu aleyhi vesellem onları ziyaret eder, onlara dua ederdi. Ayrıca Peygamber Salallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü kabirler sizlere ölümü hatırlatır.” Kabirleri ziyaret ettiği vakit şöyle der: “Esselâmu aleykum ehleddiyâri minel mü’minîne vel müslimîn. Ve innâ inşâallâhu bikum lâhikûn. (Ve yerhamullâhu’l-mustakdimîne minnel muste’hirîn) Nes’elullâhe lenâ ve lekumul âfiyeh.” : “Ey bu diyarın mümin ve müslüman sakinleri, selam olsun sizlere! İnşaallah bizler de sizlere kavuşacağız. (Allah bizden önden geçenlere de, geriye kalanlara da merhamet buyursun.) Kendimiz için de, sizin için de Allah’tan esenlik dileriz.” Şüphesiz kabirleri ziyaretten maksat ahireti hatırlamaktır. Onlara dua etmek suretiyle ölülere iyilik yapmaktır, Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’in sünnetine uymaktır. İşte şeriata uygun olan ziyaret şekli budur. Kabirleri yanında dua etmek yahut onlardan ihtiyaçlarımızı karşılamalarını istemek yahut hastalara şifa vermelerini istemek yahut onlar vasıtasıyla ya da onların konumları vasıtasıyla Allah’tan dilekte bulunmak ve benzeri diğer hususlara gelince, bu bid’at ve münker olan bir ziyaret çeşididir. Allah böyle bir ziyareti meşru kılmamıştır, Rasûlü de kılmamıştır. Selef-i salih de böyle bir ziyaret yapmış değildir. Sözü edilen bu hususların bir bölümü bid’attir, şirk değildir. Kabirlerin yanında Allah’a dua etmek, ölünün hakkı ya da konumu için Allah’tan dilekte bulunmak ve benzerleri. Diğer bazısı ise büyük şirk türünden bir bid’attir. (Allah’a yapılması gereken şekilde) ölülere dua etmek, onlardan yardım dilemek, onlardan zafer vermelerini yahut yardıma koşmalarını istemek gibi. O bakımdan dikkat etmek, sakınmak lazım. Yüce Allah’tan bizleri hidayetiyle hakka iletmesini ve bu hususta bize tevfikini ihsan etmesini isteriz. Başarı veren, doğru yola ileten O’dur. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O’nun dışında hiçbir Rab yoktur.