
Bu din, tevhiddir, sünnettir, imandır, kuran ve sünnete tabi olmaktır, ashaba sevgi duymaktır, ashaba söven Rafizi keferelerine adaveti haykırmaktır, kafirlere düşman olmaktır, Müslümanlara sevgiyi ilan etmektir, Ey iman edenler, velanızın/sevginizin ve beranızın/düşmanlığınızın kimler için olduğunu bilin ve ilan edin. İlmi olun, atifi, edebi, akli davranmayın. Allah, dinine karşı askeri, siyasi, kültürel düzeyde muharebe edenlerle, ümmet içinde Müslüman gözüken ve böylece şüpheler ve batıl itikadlar sokan Rafızileri ve sonra gündemlere kardeşlik söylevleriyle zuhur eden sapık fırkaları ve ümmete kazandıracağı hatır inançları ret edin, ilmi olarak ehl- sünnet alimlerinin dizinin dibine oturun, onlardan din alın, onları doğrulayın, tevhid ve sünnet yolunu onlardan öğrenin, hakla batılı onların gözüyle tanıyın, ilim almadan ahkam kesmeyin, kimin dost kimin düşman olduğuna karar vermeyin, aklınıza ve içinde yaşadığınız çağın özgürlükçü söylevlerine sığınarak, kafirleri ve sapık fırkaları dostlar edinmeyin, Allah’tan korkun. Davet yolunda, göz önünde bulundurulması gereken, iki temel esas,Tasfiye ve terbiyedir. Allah yolunda davetçiler, Tasfiye/süzme/arıtma, sonra süzüleni/arıtılanı davet yolunda terbiye etme uzmanlığını elde etmeleri gerekir. Nedense tasfiye/eleme yapamayan bir çok davetçi umutsuzlaşmaktadır, sebebi tasfiyede yetersiz kalmasıdır. unutma ey islam davetçisi, terbiye etmeye başlamadan önce muhataplarını süz, arıt, ele, sonra bismillah diyerek onları nakış işler gibi selefi bir desenle işle, işte o zaman başarı sana yakındır. Vela/Müslümana Dostluk ve Bera/Kafire Düşmanlık ilkesi, tevhidin aslıdir, La iLahe İllalah'ın levazımındandır. Bu yüzden, kim Allah'a ve Rasülüne karşı muharebe/karşıt görüşler ileri sürerse, bunların doğruluğuna inanırsa, bu itikadden ve düşünceden teberri etmek imandandır, Bu yüzden,Hubbuna/Sevgimiz, Allah'ı, Rasülünü, ashabını, selefin önderlerini sevenleredir, Buğdune/buğzumuz ise bunlara düşman olanlaradır. Bu vela ve Bera ilkesidir, Bu dinin temelidir. Tevhidin gereğidir, imanın aslıdır, selefin davetidir, kafirlerin kabusudur. Allah'a ve Rasülüne hakkıyla iman edenlerin kafirlere ve müşriklere sevgi duyduğunu asla düşünemeyiz. Bu yüzden ey iman edenler sizler için, İbrahim'de, Habibu Naccar'da, son Resulümüz Muhammed'de (s.a.v.) güzel örnekler vardır. Ey iman edenler nasıl olurda Kurana, Rasulullah’a, sünnete, ashaba karşı düşmanlık edenleri dostlar edinirsiniz ? Sizin namuslarınıza biri sövse, malınızı elinizden alsalar sukut eder misiniz ? Peki, Allah, Rasülü Muhammed, Peygamberin Ashabı namuslarınızdan, mallarınızdan ve canlarımızdan değerli değil midir ? Size ne oluyor ki, Kurana ve sünnete karşı küfürler ve iftiralar atanlara dostluk edersiniz ? İman bu kadar basit midir ? sevgi ve düşmanlık bu kadar ucuz mudur ? Ey selefi davetin şerefli mensubu islam kardeşim, selefin öğretilerine sadık ol, senin gibi olan Müslümanlara sevgi ve dostluk göster, aranızda asla birbirinizi suçlamaya gitmeyin, kafirlere karşı gücünüzü kırmayın, farklı metodla hareket edenlere karşı sert olmayın, sabırlı olun, aceleci olmayın, zamansız konuşmayın, mekanı ve zamanı kuşatarak davranın, bilin ki, sabır hakkın köprüsüdür.
www.asri-saadet.com