Bismillahirrahmanirrahim.KURAN VE SÜNNET IŞIĞINDA
İFTİRA
*Günümüzde İslam ümmetinin yaşadığı şirk-küfür-zülüm-bidat bataklığını görerek Allah’ın dinene davet eden bazı islam davetçilerine çeşitli sözlerle iftiralar atılmaktadır. Bu iftiralar tarih boyuda atılmıştır. Bu iftiralar ilkin Allah’a, Resulüne, zevcelerine, ashabına ve islam yolunda giden alim ve davetçilere olmuştur. Müslümanlar arasında iftiracılar çok bulunur. Bunlar, şeytanın ve uşaklarının telkinleriyle kuran ve sünnet ehline asılsız iftiralar atmayı hüner bilirler. Bunlar dilleri ile çalışırlar, amelleri ile de yan gelir yatarlar. Bu iftiracılar haksız cümlelerle, delilsiz iddialarla, merhametsiz bir kalple, ahlaksız bir yapıyla, akıl almaz bir anlayışla, hangi dinin kaynaklarına dayandıkları bilinmeden, iftira at, izi kalsın mantığıyla hareket ederler. İftiracıların, ehli sünnete ve ehline zarar veremedikleri ve veremeyecekleri tarihi bir gerçektir. İftiracılar, ancak şeytanın uşakları olarak anılırlar. İftira edenler, yakında nasıl bir sarsıntı ile sarsılacaklarını inşallah göreceklerdir. İftiracıların kulak misafirleri de onlarla beraber olacaklardır. Müslümanların, dinine, sahih akidelerine, sahih sünnet yoluna, sahih davet menheclerine, müslüman kişiliğine, iftira atanlar bilmeliler ki, şeytan ancak kendilerine şeytanlık eder ve kendileri gibi dostlarını kandırır. İftiracılar, münafıkların dostlarıdır ve Allah’ın gazabını arayanların ta kendileridir.
Müslüman alimler ve davetçiler hakkında, ilimle delille-beyyineyle konuşan genç İslam davetçilerine bunlar sapıktır, vehhabidir, mezhepsizdir, ajandır, fitnecidir, yalancıdır, dolandırıcıdır, din tüccarıdır, islamı zengin olmak için anlatanlardır gibi iftira atanların akıbeti, dünyada ve ahirette hüsran olacaktır. İftiracıları, ancak islam dininin emirlerine uymayan, hevasını ilah edinen, fitneyi duymaktan zevk alan, dilleri boylarını aşmış cücelerle, kalpleri bozuk, niyeti halis olmayan, gafletle iç içe yaşayan, uyuşuk, tembel, gafil, azimsiz ve istikrarsız tipler dinler. Allah, tevhid-sünnet-davet eksenini bilen şerefli ümmeti, bu iftiracıların ellerine teslim etmeyecektir. Allah, dinini ihlasla muvahhidce acılara sabrederek tehditlere ve yıpratılmalara asla aldırmadan hareket eden sünnet ve salih amel sahibi güzel ahlaklı islam alimlerine ve davetçilerine teslim edecektir. Allah, iftiracıların ne kadar iğrenç bir yaratık olduğunu bilmektedir. Allah, kafirlerin-münafıkların-zalimlerin ve iftiracıların safında olmayıp, bilakis Kelimeyi Tayyibeyi ve unutulmuş yaşanır olmayan sünnetleri yüceltmeye çalışan Ehl-i sünnet müslümanlarının safındadır.
*İftira nedir ? İftira, bir şahsa asılsız bir şey isnad etmek, bir münkeri-fahşayı-yalanı haksız yere-zalimce isnad etmek, asılsız sözlerle karalamak, hakkında şeri bir delile-kanıta-belgeye dayanmadan küçük düşürmek amaçlı uydurulmuş sözlerdir. İftira, en büyük günahlardandır. Yeryüzünde en büyük iftiracılar kafirler olmuşlar Allah’a iftira etmişler ve ona şirk koşarak bu iğrenç ameli gerçekleştirmişlerdir, dinleyelim.
1.Delil : Allah buyurur ki; “ Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur. (Nisa Suresi, 4 )
2.Delil : Allah buyurur ki; “ De ki: "Allah'ın sizin için indirdiği sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan, haber var mı? Söyler misiniz?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah hakkında yalan uydurup iftira mı ediyorsunuz?" (10/59)
3.Delil : Allah buyurur ki; “Artık bundan sonra kim Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzerse, işte onlar, zalim olanlardır. (3/94)
*Yine iftiracı kafirler, Allah elçilerine karşı iftiralar atarak onları toplumları önünde küçük düşürmek, davetlerini engellemek, tağutlar ve bidatler önünde onurlu çalışmalarını susturmak istemişlerdir. Bu hususta, Rasulullah (s.a.v.) bu zalim iftiracılardan nasibini alan en büyük elçidir, dinleyelim.
1.Delil : Allah buyurur ki; “ İnkâr edenler dediler ki: " Bu (Kur'an) olsa olsa ancak onun uydurduğu bir yalandır, kendisi düzüp uydurmuş ve ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur." Böylelikle onlar, hiç şüphesiz haksızlık ve iftira ile geldiler. (25/4)
2.Delil : Allah buyurur ki; “ İçlerinden kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar. Kâfirler dedi ki: "Bu, yalan söyleyen bir büyücüdür. İlahları bir tek ilah mı yaptı? Doğrusu bu, şaşırtıcı bir şey." Onlardan önde gelen bir grup: " Yürüyün, ilahlarınıza karşı kararlı olun; çünkü asıl istenen budur" diye çekip gitti. "Biz bunu, diğer dinde işitmedik, bu, içi boş bir uydurmadan başkası değildir." (Sad Suresi, 4-7)
*İftiracılar, Rasulullah’ın (s.a.v.) zevcelerine bile iftiralar atarak karalamışlardır. Aişe annemizin işlemediği bir suçu onun üzerine atarak onu lekelemek istemişlerdir. İftiracılar karşısında takınılması gereken en büyük ahlakı o gün yine Rasulullah ve zevcesi Zeynep ve Berire annelerimiz göstermiştir, dinleyelim.
1.Delil : Allah buyurur ki; “ İftirayı (ifk olayını) getirenler sizden bir grup topluluktur. Onun sizin için kötü olduğunu zannetmeyiniz, bilakis o sizin için iyi olmuştur. Onlardan herkese kazandığı günah vardır. “ (Nur-11-12)
2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) zevcesine yapılan iftirayı duyar duymaz hemen doğrulamayıp ilkin şu mübarek sözü buyurmuştur :“ Ey Aişe ! senin hakkında bana şu şu şeyler ulaştı, eğer suçsuz isen, Allah seni temize çıkaracaktır.” (Buhari-Müslim)
3.Delil : Rasulullah (s.a.v.) iftira hakkında Berire annemize “ Ey Berire ! Aişe’de seni şüpheye düşürecek bir husus gördün mü ? dedi, Berire; “ seni hakikat üzere peygamber olarak gönderene yemin olsun ki, hayır görmedim.” (Buhari-Müslim)
4.Delil : Rasulullah, (s.a.v.) Aişe annemize atılan iftira hakkında Zeynep (ki en çok kıskanan olmasına rağmen) annemize dönerek “ Ey Zeynep, sen ne gördün, ne öğrendin ? “ dedi. O da “ Ey Allah’ın Resulü ben gözümü ve kulağımı korurum, vallahi onun hakkında hayır ve iyilikten başka bir şey bilmedim.” buyurmuştur. (Buhari-Müslim)
5.Delil : Onu işittiğiniz zaman, erkek mü'minler ile kadın mü'minlerin kendi nefisleri adına hayırlı bir zanda bulunup: " Bu, açıkca uydurulmuş iftira bir sözdür" demeleri gerekmez miydi? (24/12)
*İftiracılar, İslamın öncülerine-alimlerine-imamlarına da iftira atmaktan geri kalmamışlardır, dinleyelim.
1.Delil : Şeyhu’l İslam İmam İbn Teymiyye’nin şu cümleleri kullandığını iddia etmişlerdir : “ Benim şu merdivenlerden indiğim gibi Allah’da gökten dünya semasına böyle iner.” (İbn Batuta) İbn Batuta bu cümlelerle ona hakaretler etmiş ve ona iftira etmiştir. İbn Teymiyye bu iftiradan beridir.
2.Delil : Yakın tarihin şerefli alimi Şeyh Said hakkında söylenen şu sözü dinleyelim : “ O bir İngiliz ajanıdır, doğuda Kürt devleti kuracaktı diye “ iftiralar atılmıştır. Oysa ki mahkeme önünde asla Şeyh Said ırkçılık adına ait bir kelime bile kullanmamıştır. O, neden kıyam ettiğini açıkça mahkeme önünde söylemiştir.
3.Delil : İngilizlere karşı ve islamın emirlerini uygulamayan umaralara karşı şeri delillerle uyarıda bulunan Muhammed Süleyman et-Temimi hakkında söyleneni dinleyelim “ O bir Osmanlı düşmanıdır, İngilizlerin de adamıdır ” sözleri de yakın tarihin iftiralarındandır.
*Allah iftira edenleri, kafir, zalim, günahkar olarak isimlendirmiş azabı hak ettiklerini bildirmiştir. Rasulullah hadislerinde iftirayı yasaklamış, müslümanların bu iğrenç ahlaktan uzak durmalarını emretmiştir. İftira, Yahudi zihniyetinden taşınmadır. Yeryüzünde peygamberlere yapılan en büyük iftiralarda İsrail oğullarından gelmiştir dinleyelim,
1.Delil : Bu, onların: "Ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak" demelerindendir. Onların bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini yanılgıya düşürmüştür. (3/24)
2.Delil : Ve kendi zanlarınca dediler ki: "Bu hayvanlar ve ekinler dokunulmazdır. Onları bizim dilediklerimiz dışında başkası yiyemez. (Şu) Hayvanların da sırtları haram kılınmıştır." Öyle hayvanlar vardır ki, -O'na iftira etmek suretiyle- üzerlerinde Allah'ın ismini anmazlar. Yalan yere iftira düzmekte olduklarından dolayı O, cezalarını verecektir. (6/138)
*Gelin şimdi de iftira atanlara ve iftirayı araştırmadan delillere dayanmadan doğrulayanlara kuranın tavsiyesini hatırlatalım.
1.Delil : Allah ayetinde buyurur ki; “ Onu işittiğiniz zaman: "Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz. (Allah'ım) Sen yücesin; bu büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi? (24/16)
2.Delil : Allah ayetinde buyurur ki; “ De ki: " Allah hakkında yalan uydurup iftira edenler, kurtuluşa ermezler." (10/69)
3.Delil : Allah ayetinde buyurur ki; “ Namus sahibi bir şeyden habersiz mü'min kadınlara (zina suçu) atanlar dünyada ve ahirette lanetlenmişlerdir. Ve onlar için büyük bir azab vardır. (24/23)
4.Delil : Allah ayetinde buyurur ki; “ Allah hakkında yalan uydurup iftira edenlerden veya kendisine hak geldiği zaman onu yalan sayandan daha zalim kimdir? İnkâr edenlere cehennem içinde bir konaklama yeri mi yok? (29/68)
5.Delil : Allah ayetinde buyurur ki; “ Mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara irtikab etmedikleri (bir suç) sebebiyle eziyet edenler ise, gerçekten bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir.” (33/58)
Gelin, Rasulullah’ın hadisleri ile güzel ahlakın önemini beyan eden hadisler okuyalım ve iftiracıların vicdanlarına seslenelim, aşağıdaki hadisler belki iftiracıların imanını yeniler, iğrenç ahlaklarını düzenler, münafıklık alameti taşıyıp taşımadıklarını anlamaya vesile kılar, Allah’ın gazabının iftira edenler üzerine şiddetli olduğunu hatırlatır dinleyelim.
1.Delil : Nebi (s.a.v.) şöyle buyurur : “ Allah’ım ! yaratılışımı güzelleştirdiğin gibi, ahlakımı da güzelleştir. (Müslim)
2.Delil : Nebi (s.a.v.) şöyle buyurur :” Allah’ım ! ahlakın, amellerin, hevaların ve hastalıkların kötü olanlarından sana sığınırım.” (Tirmizi Albani sahihtir.)
3.Delil : Nebi (s.a.v.) şöyle buyurur : “ Allah’ım ! ben ancak bir insanım Herhangi bir müslümana eğer kötü bir söz söyledim yahut ona lanet okuduysam onu o kimse için bir temizlenme sebebi ve bir mükafat kıl.” (Müslim)
4.Delil : Nebi (s.a.v.) şöyle buyurur : “ Allah’ım ! her kim benim ümmetimin herhangi bir işinin başına getirilirde onlara zorluk çıkartırsa sen de ona zorluk çıkar ve her kim benim ümmetimin herhangi bir iş başına gelir de onlara yumuşak davranırsa sen de ona yumuşak davran.” (Müslim)
5.Delil : Nebi (s.a.v.) şöyle buyurur : “Allah’ın kulları arasında Allah’ın en çok sevdiği ahlakları en güzel olanlarıdır.” (Hakim-sahihtir.)
6.Delil : Nebi (s.a.v.) şöyle buyurur : Mümin kötülük düşünmediğinden kolaylıkla aldatılabilir ve ahlakı yüksek bir kimsedir. Facir (günahkar-iftiracı) ise kötülüğe karşı cesaretli ve yeryüzünde fesad çıkartan birisidir.” (Ahmed-Müsned sahihtir.)
7.Delil : Nebi (s.a.v.) şöyle buyurur : Kıyamet gününde müminin mizanında güzel ahlaktan daha ağır basacak hiçbir şey yoktur ve şüphesiz Allah kötü ve müstehcen kimseye buğz eder.” (Ebu Davud-Tirmizi-hasen sahihtir.)
8.Delil : Nebi (s.a.v.) şöyle buyurur : “ Peygamberin en çok nefret ettiği huy yalandı.” ( Beyhaki-sahihtir)
9.Delil : Nebi (s.a.v.) şöyle buyurur : “Müjdeleyin, nefret ettirmeyin, kolaylaştırın, zorlaştırmayın.” (Buhari-Müslim)
*Son olarak, kalplerinde fesad ve maraz olan münafıklar, Allah’ın azabını düşünerek konuşsunlar. İftira edenler yakında şiddetle sarsılacaklardır ? İslamın genç nesilleri bilsinler ki İslama davette mutlaka düşmanları olacaktır. Düşmanın varlığı azmin yücelmesini getirmelidir. Allah, Ehl-i sünneti ve ehlini iftiracıların şerrinden muhafaza etsin ve edecektir ve bunda zerre miktarı şüphe duymamak lazımdır. İftiracıların işte tehdit olundukları azabı beyan eden ayetimiz;“ Mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara irtikab etmedikleri (bir suç) sebebiyle eziyet edenler ise, gerçekten bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir.” (33/58)
Subhanekallahumme ve bihamdik Eşhedu en la ilahe illa ente ve estağfıruke ve Etubu İleyk
http://www.asri-saadet.com/yazi_detay.php?Yazi_id=48&yazar=2