» Русская версия        » Türkce
Домашняя страницаСвязь с нами

Tevhid

Sira

Hadis

Fıkıh

Bidetler

Fetvalar

Kadin ve tesettur

Mekaleler

Forum

  
http://www.musluman.biz
http://www.hakyoluislam.com
http://kullukrisalesi.com
http://asri-saadet.com
http://islah.de
 http://kitabussunne.blogcu.com
http://www.islamhouse.org/
http://ebumuaz.blogspot.com/
 
 
Namazı Terkeden Kimseyle İlgili Hükümler
 
İslâm âlimleri, farz oluşunu inkâr etmediği sürece, müslümanlardan namazı kasten terkedenin hükmü konusunda görüş ayrılığına varmışlardır.
Bazı âlimler, namazı terkeden kimse, bu fiiliyle İslâm dâiresinden çıkmış ve kâfir olmuş ve mürted (dînden dönmüş) sayılır, kendisine tevbe etmesi için üç gün süre tanınır, tevbe etmezse dîninden döndüğü için öldürülür, cenâze namazı kılınmaz, müslümanların kabristanına defnedilmez, diri olsun, ölü olsun kendisine selâm verilmez, selâmı alınmaz, onun için istiğfarda bulunulmaz, ona rahmet dilenmez, miras alamaz, malını miras olarak bırakamaz, aksine onun malı, Beytü'l-Mal'e (devlet hazinesine) ganimet olarak kalır, demişlerdir. Namazı kasten terkeden kimseler, ister az olsunlar, isterse çok olsunlar. Bu sebeple bu konudaki hüküm, onların az veya çok olmasından dolayı değişmez.
Bu görüş, en doğru ve en tercihli örüştür.
Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
 “Bizimle onlar (münâfıklar) arasındaki sözleşme, namazdır.Her kim, namazı terkederse, kâfir olur.”[1]
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda yine şöyle buyurmuştur:
 “Kişi ile küfür ve şirk arasındaki sınır; namazın terkidir.”[2]
Âlimlerin çoğunluğu ise, namazın farz oluşunu inkâr ederse, İslâm dîninden döner ve kâfir olur, demişlerdir.Bu görüşe göre namazı terkeden kimse ile ilgili hüküm, yukarıda detaylı olarak geçen birinci görüş gibidir.Şayet namazı inkâr etmeyip tenbelliğinden dolayı kılmazsa, büyük günah işlemiş olur, fakat İslâm dîninden dönmüş olmaz.Bu görüşe göre, bu kimseye tevbe etmesi için üç gün süre tanınır, tevbe ederse öldürülmez.Tevbe etmezse, kâfirin had cezası uygulanarak öldürülür.Buna göre, bu kimse yıkanıp kefenlenir ve cenâze namazı kılınır, ona mağfiret ve rahmet dilenir, müslümanların kabristanına defnedilir, miraz alır ve malını miras olarak bırakır.
Kısacası, ölü veya diri olsun, günahkâr müslümanlar için uygulanan hükümler, bu kimse için de uygulanır.
Fetvâ Dâimî Komitesi
Cilt:6, sayfa: 49
 

[1] İmam Ahmed ve sünen sahipleri sahih bir senedle rivâyet etmişlerdir.
[2] Müslim


Hasan el Basri (radiallahu anhu) diyor ki:

“Daha öncekiler arasında sünnet ehli azınlıkta idi, gelecekte de azınlıkta kalacaktır. Zira onlar nimet bolluğu zenginlik içinde şımarmış olanların arasına katılmadılar. Din adına ibadet uyduran bid’atçıların, bid’atlarına iştirak etmediler. Rableriyle karşılaşıncaya kadar İslam sünnetleri üzerinde hayatlarına devam etmeye sabrettiler.

Ey müslümanlar sizlerde öyle olunuz.”
Son mekaleler