» Русская версия        » Türkce
Домашняя страницаСвязь с нами

Tevhid

Sira

Hadis

Fıkıh

Bidetler

Fetvalar

Kadin ve tesettur

Mekaleler

Kitaphane - Türkce

Kitaphane - Arapca

Forum

  
27 Rabi Al-Awwal 1431
13 March 2010
Фаджр05:25
Восход06:55
Зухр12:51
Аср16:10
Магриб18:45
Иша20:11
Полночь23:35
Islamic Finder
 
 
Livâta veya lezbiyenlik yapan ve yaptığından tevbe edenler-İslam'ın görüşü nedir?

Sualın numarası:

Livâta veya lezbiyenlik yapan ve yaptığından tevbe edip bu fiili terkedenler hakkında İslam'ın görüşü nedir? Ölünceye kadar taşlanmaları mı gerekir? Bağışlanmaları mümkün mü? Karşı cinsleriyle evlenmeleri caiz mi?

Cevap:
Şüphesiz livâta fuhşu en büyük masiyetlerden, hatta Allah azze ve celle'nin haram kıldığı büyük günahlardandır. Allah, Lût aleyhisselam'ın kavmini sapıklıklarında devam ettikleri ve bu çirkin fiili faydalı gördükleri için en korkunç ceza çeşitleriyle helak etmiştir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: (Emrimiz gelince, oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine pişirilmiş balçıktan birbiri ardınca taşlar yağdırdık. (O taşlar) Rabbinin katında hep işaretlenmişlerdi.) (11/Hûd/82) Sonra Allah Subhânehu onlardan sonra gelen ve onların fiilini yapan milletleri uyararak şöyle buyurur: (Bu, zalimlerden uzak değildir.) Allah Teâlâ şöyle buyurur: (Andolsun onlar misafirlerine dahi kötülük yapmak istediler de gözlerini silme kör ettik. "Şimdi azabımı ve korkutmalarımı tadın!" (dedik). Andolsun yerini bulmuş ve geri çevrilemez bir azap sabahleyin erkenden onları bastırdı.) (54/el-Kamer/37-38) Nebi sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurur: "Lût kavminin amelini yapan kimi bulursanız onu yapanı da kendisine yapılanı da öldürün." Bu hadisi İmam Ahmed (2727) rivayet eder. el-Elbâni, Sahihu'l Câmii's Sağir ve Ziyadetuhu isimli eserinde (Rakam 6589) sahih olduğunu söyler.
İmam İbnu'l Kayyım rahimehullah şöyle der: "(Rasulullah) sallallahu aleyhi ve sellem'den şöyle buyurduğu sabit olmuştur: "Yapanı da kendisine yapılanı da öldürün." Bu hadisi, dört sünen sahibi rivayet eder. İsnadı sahihtir. Tirmizi, "Hasen bir hadistir" der. Ebu Bekr es-Sıddîk radıyallahu anh, buna hükmetmiş ve sahabiler ile görüş alışverişi yaptıktan sonra Halid radıyallahu anh'a bunu yazmıştır. Ali radıyallahu anh, bu konuda onların en şiddetlisi idi. İbnu'l Kassâr ve hocamız der ki: Sahabiler onun çldürülmesi üzerine birleştiler. Yalnız öldürme şekli konusunda ihtilaf ettiler. Ebu Bekr es-Sıddîk radıyallahu anh dedi ki: "Bir uçurumdan aşağı atılır." Ali radıyallahu anh dedi ki: "Üzerine bir duvar yıkılır." İbni Abbas radıyallahu anhuma dedi ki: "Taşlanarak öldürülürler." Nasıl öldürüleceği konusunda anlaşmazlığa düşseler de onun öldürüleceği konusunda birleşmişlerdir. Bu, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in mahremi olan bir kadınla ilişkiye giren kimse için verdiği hükme de uygundur. Çünkü her ikisınde de (mahremi olan bir kadınla ilişkiye girmek ve livâta) ilişkiye giren için ilişki hiç bir durumda mubah olmaz. Bu nedenle İbni Abbas radıyallahu anhuma'dan rivayet edilen hadiste ikisi bir arada zikredilmiştir. İbni Abbas'dan, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Lût kavminin amelini yapan kimi bulursanız onu yapanı da kendisine yapılanı da öldürün." Yine ondan şu rivayet edilir: "Mahremi olan bir kadınla ilişkiye gireni öldürün." İbni Abbas'dan rivayet edilen bir hadiste de şöyle buyurulur: "Kim bir hayvanla ilişkiye girerse onu öldürün, o (hayvanı) da onunla birlikte öldürün." Bu hadisi, İmam Ahmed (2420), Ebu Davud (4464), Tirmizi (1454) ve Hakim (4/355) rivayet eder. Bu hüküm, şeriat koyucunun hükmüne uygun bir hükümdür. Çünkü haramlar büyüdükçe cezaları da büyük olur. Hiçbir şekilde mubah olmayacak biriyle ilişkiye girmek (nikah vb.) bazı durumlarda ilişkiye girmesi mubah olacak biriyle ilişkiye girmesinden daha büyük bir suçtur. Ve cezası daha ağır olur. Kendisinden yapılan iki rivayetten birinde İmam Ahmed bunu belirtir." Zâdu'l Meâd (5/40)
Lezbiyenlik fuhuşunda da durum böyledir ve lezbiyenliğin haram olduğu konusunda fıkıh alimleri arasında hiçbir şüphe yoktur. Hâfız İbni Hacer rahimehullah'ın belirttiği gibi o da büyük günahlardandır. el-Mevsûatu'l Fıkhiyye (24/251)
Soruda zikredilen had -ölünceye kadar taşlama- konusuna gelince, bu had cezası daha önce sahih bir evlilik yapmış zina eden kimse içindir. Livâta suçunun cezası ise geçen hadiste zikredildiği gibi öldürmektir. Bu öldürmenin şekli hakkında alimler arasında ihtilaf vardır. Kuvvetli görüşe göre kılıçla öldürülür. Lezbiyenlik içinse belirli bir had cezası yoktur fakat tazir cezası (kadı tarafından belirlenen bir ceza) vardır. el-Mevsûatu'l Fıkhiyye (24/253)
Bu fuhuşu işleyen ya da had gerektiren herhangi bir cezayı işleyen tevbe eder ve bu günahı tamamen terkederse, Allah'dan bağışlanma dileyip yaptığına pişman olur ve ona bir daha dönmemeye kesin karar verirse... Şeyhulislam İbni Teymiyye rahimehullah'a bunu sorarlar ve şöyle cevap verir: "Sahih bir tevbe ile Allah'a tevbe ederse, kendisine had cezası uygulanmak üzere suçunu itiraf etmesine ihtiyaç olmadan Allah da onun tevbesini kabul eder." Mecmûu'l Fetâvâ (34/180)
Allah Teâlâ şöyle buyurur: (Onlar ki Allah ile birlikte başka bir ilaha ibadet etmezler. Hak ile olması dışında, Allah'ın öldürülmesini haram kıldığı nefsi de öldürmezler. Zina da etmezler. Kim bunları işlerse, o günah(ları) ile karşılaşır. Kıyamet gününde onun azabı kat kat verilir, o azapta ebediyyen hor ve hakir bir halde kalır. Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amel işleyenler müstesnâ. İşte Allah bunların günahlarını sevaba değiştirir. Allah mağfiret edicidir, rahmet edicidir. Kim ki tevbe edip salih amel işlerse muhakkak o -rızasına ermiş olarak- Allah'a dönmüş olur.) (25/el-Furkân/68-71) Sahih bir tevbe ile Allah'a tevbe ederse evlenmesine bir engel yoktur. Bilakis nefsini koruması ve Allah'ın kendisi için helal kıldığına tâbi olması için bu onun üzerine vacip dahi olabilir. Allah en iyi bilendir. Allah, nebimiz Muhammed'e salât ve selam eylesin.
Kaynak: http://www.islam-qa.com Rakam: 5177

Listeye geri gelmek

 

Hasan el Basri (radiallahu anhu) diyor ki:

“Daha öncekiler arasında sünnet ehli azınlıkta idi, gelecekte de azınlıkta kalacaktır. Zira onlar nimet bolluğu zenginlik içinde şımarmış olanların arasına katılmadılar. Din adına ibadet uyduran bid’atçıların, bid’atlarına iştirak etmediler. Rableriyle karşılaşıncaya kadar İslam sünnetleri üzerinde hayatlarına devam etmeye sabrettiler.

Ey müslümanlar sizlerde öyle olunuz.”
Son mekaleler