Ehl-i Sünnet ve'1-Cemâat İnancına Göre
İSLAM HUKUKUNDA BEYAT ve İMAMETDerleyen Fevâz b. Yahya el-Gaslân
Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla
Hamd, ancak Allah içindir. O'na hamdeder, O'ndan yardım ve mağfiret diler ve O'na tevbe ederiz. Nefislerimizin şerrinden, amellerimizin kötülüğünden O'na sığınırız.
Allah, kime hidayet etmişse, o hidayet bulmuştur. Kimi de saptırmışsa, artık sen, orta yol gösteren bir yardımcı bulamazsın.
Bundan sonra:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem'in, peygamber olarak gönderilmesinden önce cahiliyye arapları, bölük pörçük, ihtilaflara boğulmuş ve insanların sebepsiz yere birbirlerini öldürdükleri bir ortam içindeydi. Güçlü zayıfı yutar, her kabile kendi dengine hücuma geçebilmek için en uygun fırsatı kollardı, işte tam bu sırada Allah, Rasûlü Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'i gönderdi. O, cemaatleşmeye önem verdi ve insanları buna teşvik etti. ihtilafa düşülmemesi hususunda uyarılarda bulundu ve insanların dikkatini bu yöne çekti. içerdiği önem nedeniyle bu konuyla ilgili, gerek Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den, gerek O'nun ashabından ve gerekse selef imamlardan onlara uyanlardan (Allah hepsinden razı olsun), pek çok hadis, tevâtüren günümüze kadar gelmiştir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyurur:
"Allah ve Rasûlü'ne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da korkunuz (kuvvetiniz, devletiniz) gider." (Enfâl,46)"Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın, işte bunlar için büyük bir azap vardır."(Âl-i Imrân, 105)Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ise bu konuda şu tavsiyelerde bulunmuştur:
1-Usâme b.Şerîk radiyallâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Allah'ın eli cemâatin üzerindedir."
Sahih Hadis ibnu Ebî Asım, Taberânî ve Hâkim.
2-Ka'b b. Âsim radiyallâhu anh'den: Allah Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Allah Teâlâ ümmetimi, sapıklık üzere birleşip toplanmaktan korumuştur."
Sahih Hadis Ibnu Ebî Âsim rivayet etmiştir. Tirmizî'de ise bir benzeri vardır.
3-Ömer b. el-Hattâb radiyallâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Her kim, cennetin mu'tenâ yerini (en ortasını, en geniş ve güzel yerini) istiyorsa cemâatten ayrılmasın. Zira şeytan tek (yalnız) olanla beraberdir, iki kişiden (birlik olandan) ise daha uzaktır."
Sahih Hadis Ahmed, ibnu Ebî Âsim, Tirmizî, Hâkim ve Ibn Hibbân
4-Fadâle b. Ubeyd radiyallâhu anh'den: Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle huyu rdu:
"Üç kişi var ki, onlardan (hesap günü) soru sorul-maz.Müslümanların cemâatini terkedip imamına (idarecisine) isyan eden ve asi olarak ölen fcişi, sahibinden kaçan ve hu hal üzere ölen köle ve kocası yanında yokken, geçimini karşılayacak kadar yanında parası olduğu halde, kocasının arkasından açılıp-saçılan kadın."
Sahih Hadis Ibnu Ebî Âsim, Ibn Hibbân ve Hâkim.
5-Ebû Hureyre radiyallâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Her kim, itaatten çıkar, cemaatten ayrılır ve bu hal üzere ölürse, artık onun ölümü cahiliyye ölümüdür."
Sahih Hadis. Müslim.
6-Nu'mân b. Beşîr radiyallâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Cemâat rahmet, fırka (ayrılık) ise azaptır."
Sahih Hadis Ahmed ve Ibnu Ebî Asım.
7-Hâris b. Beşîr radiyallâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Size beş şeyi emrediyorum: (idarecilerinizin emir ve isteklerine karşı) tam bir dinleyiş ve itaat, cemâate bağlılık, hicret ve cihat."
Sahih Hadis Ahmed, Ibnu Ebî Âsim ve Tirmizî.
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem, gerek mü'minlerin bölük pörçük olmaları ve gerekse müslümanlarm cemâatinden ayrılma hususunda, yapılabilecek en güzel şekilde uyanlarda bulunmuş ve bu işleri işleyenlerin âhirette en ağır cezalarla karşı karşıya kalacaklarını bildirmiştir.
Bakınız O, bu hususla neler söylemektedir:
8-Abdullah b. Amr radiyallâhu anhuma'dan:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve seliem şöyle buyurmuştur:
"Benim sünnetimden yüz çeviren benden değildir."Sahih Hadis Buharı ve Müslim.
9-Abdullah b. Ömer radiyallâhu anhuma'dan:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Kim elini idarecisine itaat etmekten geri çekerse, artık o kimse için kıyamet günü (ortaya koyabileceği) bir delil yoktur."
Sahih Hadis Ahmed ve Ibnu Ebî Âsim.
10-Arfece el-Eşca'î radiyallâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: -
"Siyasi idarî işiniz tek bir adam üzerinde birlik ve vahdet halinde iken, sizlere biri gelirde birliğinizi parçalayıp gücünüzü kırmak yahut topluluğunuzu bölmek isterse, onu hemencecik öldürün."Sahih Hadis Müslim.
Uzun olur korkusuyla, bu babla ilgili burada zikredemediğimiz daha pek çok hadisi terk etmek zorunda kaldık (Okuyucunun dikkatine sunulur.) Allah başarıya ulaştırandır.
Bilindiği gibi cemâat, ancak üzerinde müslümanlann sözünün birleştiği imam (idareci) ile dosdoğru olabilmekte, imamın (idarecinin) otoritesi ise ancak ona itaatle sağlanabilmektedir. Bu nedenle Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem yönetilenleri, yönetenlerine itaat etmekle emretmiştir. O, sallallâhu aleyhi ve sellem şunları söyler:
11-Enes b,Mâlik radiyallâhu anh'den: Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Sizin aranızda Allah'ın kitabıyla hükmettiği müddetçe, size; bası üzüm salkımı gibi olan Habesli bir köle bile idareci tayin edilse, siz (yine de) (onu) dinleyiniz ve ona) itaat ediniz"
Sahih Hadis Buhârî.
12-Ebû Hureyre radiyallâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş, bana isyan eden ise Allah'a isyan etmiştir, idarecisine) itaat eden bana itaat, etmiş, ona isyan eden ise bana isyan etmiştir"
Sahih Hadis Buhari ve Müslim.
13-Abdullah b. Ömer radiyallâhu anhuma'dan:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Müslüman kişinin ma'siyetle (günah şeylerle) emredilmediği sürece hoşlandığı ve çirkin gördüğü şeylerde (idarecisini) dinlemesi ve (ona) itaat etmesi gereklidir. Eğer ma'siyetle emredilirse dinlemek ve itaat etmek yoktur."Sahih Hadis Buhari ve Müslim.
14- Avf b. Mâlik radiyıllâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Haberiniz olsun ki, kim ki başına bir vali (idareci) tayin edilirde, onun Allah'a karsı işlenmiş ma'siyetle giden bir şeye yöneldiğini görürse, peşinden gittiği bu ma'siyeti çirkin görsün fakat elini ona itaatten de sakın geri çekmesin."
Sahih Hadis Müslim.
15-Huzeyfe b. el-Yemân radiyallâhu anh'den: Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle dedi:
"Benden sonra, benim hedyimi (doğru yolumu) yol olarak görmeyen ve benim sünnetimi sünnet edinmeyen idareciler olacak. Sonra onlar arasında, kalpleri şeytan kalpleri olan, insan suretine (bedenine) bürünmüş kişiler sıyrılıp çıkacaklar. Dedim ki: Onlara ulaştığım zaman nasıl yapayım? Şöyle cevap verdiler: Sırtını dövse ve malını alsa bile dinler ve itaat edersin."Sahih Hadis Müslim.
16-Abduilah b. Ömer radiyallâhu anhuma'dan:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Bize silah çeken bizden değildir."
Sahih Hadis Buhârîve Müslim.
17-el-lrbâd b. Sâriye radiyallâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem, bize hutbe îrâd etti ve şunları söyledi:
"Allah'tan korkun. (Başmıza) Habesli bir köle dahi tayin edilse, dinleyiniz ve itaat ediniz. Zira sizin içinizden yasayanlar pek çok ihtilaflar göreceklerdir (O halde) sizlere lâzım olan, benim sünnetim ve benden sonra gelen râşid (hak yolunda olan) halifelerimin sünnetidir."Sahih Hadis Ebû Dâvud, Tirmizî ve Dârimî.
18-Ubâde b. es-Sâmit radiyaİlâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Her kim ki, Allah'a, hiçbir şeyi sirk koşmadan ibâdet (kulluk) eder, namazı (dosdoğru) kılar, zekâtı (lıak-kıyla ) verir ve (idarecisini) dinler ve (ona) itaat ederse, cennetin sekiz kapısından islediği herhangi birinden girsin."
Sahih Hadis Ahmed, Ibnu Ebî Asım ve Taberânî.
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem, idarecileri dinleyip onlara itaat etmekle ilgili hadisle
rin, takva sahibi imamlarla (idarecilerle) ilgili olduğu kadar, fâcir (günahkar) imamlar hakkında da geçerli olduğunu gayet net olarak açıklamıştır. Buraya kadar geçen tüm hadisler bizlere, idarecilerden bir kısmının ortaya koyduğu işlerin kabul edilebilecek özellikte, diğer bir kısmının ortaya koyduklarının ise inkar edilebilecek özellikte olduğunu, bununla birlikte, onların; Allah Rasûlü'nün yolunu yol olarak görmediklerini ve O'nun sünnetini sünnet olarak edinmediklerini haber vermektedir.. Bu da gayet açıktır.
Bu hususu Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem'den gelen daha pek çok hadis desteklemektedir. Bazıları şunlardır
19-Adiyy b. Hatim radiyallâhu anh'den: "Kendisi dedi ki: Dedik ki: Ey Allah Rasûlü! Biz sana Allah'tan korkan (muttaki) (idarecilere) itaati sormuyoruz. Aksine biz sana şöyle şöyle (yaptıkları kötülükleri Zikretti) yapanları soruyoruz? Bunun üzerine Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem söyle cevap verdiler;
"Allah'tan korkunuz, (idarecilerinizi) dinleyiniz ve (onlara) itaat ediniz."
Sahih Hadis Ibnu Ebî Âsim.
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem, idarecilere özel hususlarda, gizliliği asıl kabul etmiş ve bu gizliliğin bozularak, onlarla ilgili şeylerin uluorta söylenmesini yasaklamıştır:
20-Abdullah b. Ömer radiyallâhu anhuma'dan: "Bir adam Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldi ve bana (bir şeyler) tavsiye et dedi. O'da bunun üzerine kendisine şunu söyledi:
"(idarecini) dinle ve (ona) itaat et. Sana (sözlerinde ve işlerinde) açık-seçik olman yakışır. Gizli şeylerden ise kaçın."
Sahih Hadis Ibnu Ebî Âsim.
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem, idarecilere karşı çıkmanın iki durum dışında caiz olmadığını kesin bîr dille ifâde etmiştir.
Bu iki durum şunlardır:
a) Onların (sözlerinde ya da işlerinde) açık bir küfrün ortaya çıkması (ve açık olan bu küfrün tesbitinde yanımızda Allah'ın kitabından yoruma yer bırakmayan acık bir delilin bulunması.)
b) Müslümanların namaz kılmalarım yasaklamak.
Bu iki durumu ifade eden hadisler şunlardır:
21-Ubâde b. es-Sâmit radiyailâhu anh'den:
"Biz Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e, gizli ve açık olan şeylerde, (onu) dinlemek ve(ona) itaat etmek, zorlukla, kolaylıkta ve başkalarının bizim üzerimize tercih edilmesi hallerinde onun nafakasını sağlamak, imaret sahibi olan kimselerle emirlik hususunda çekişmemek üzere bey'at edip söz verdik. Ancak emir sahibinde açık bir küfür görmemiz hali müstesnadır ki, bu halde de onun küfrü hakkında yanımızda, Allah'tan (yâni kitabından) açık bir delilin olması gereklidir."Sahih Hadis Buhari ve Müslim.
22-Ümmü Seleme radiyallâhu anha'dan:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Benden sonra (ileride) Öyle idareciler olacak ki, siz onları (ve onların bazı islerini) bilip tanıyacaksınız, (bazılarını ) ise inkar edeceksiniz. işte her kim (o yaptıklarını) inkar ederse (onlardan) ber'idir yâni uzaktır. Her kimde (yaptıklarını ) hoş görmezse (ortaklık suçundan) kurtulur. Fakat kim de razı olur ve (onlara) uyarsa ! (işte o zaman hem günahtan uzak olamaz hem de ortaklık suçundan kurtulamaz). Bunun üzerine dediler ki: Onları kılıçla alaşağı edelim mi? Rasullullah sallallâhu aleyhi ve sellem onlara:
"Hayır, içinizde namaz kıldıkları sürece hayır" dedi"
Sahih Hadis Müslim.
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem idarecilerin günah işlemeleri ya da nasihate gereksinim duyulan herhangi bir işin belirmesi durumunda, onlara nasihatte bulunmayı emretmiştir:
23-Temîm ed-Dârî radiyallâhu anh'den: Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"'Din nasihattir.' Dedik ki, kimin için Ey Allah'ın Rasûlü? Dediler izi: 'Allah için, kitabı için, rasûlü için, müslümanların idarecileri için ve müslümanların hepsi için.'"Sahih Hadis Müslim.
24-Zeyd b. Sabit radiyallâhu anh'den: Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Üç haslet (meziyet) vardır ki, müslüman bir kişi onlara sahip olduğu sürece kalbi kin, hıyanet ve husûmet (düşmanlık) beslemem: Ameli, tam bir ihlasla sırf Allah rızası için islemek, müslümanların başındaki yöneticilere hayır dilemek ve müslümanların cemâatindan ayrılmamak. Çünkü müslüman cemâatinin daveti, arkalarındakileri de kapsar."Sahih Hadis Sünen Sahipleri.
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, idarecilere sövüp saymayı, onlara karşı riyakârlıkta bulunmayı ve onları kandırmayı yasaklamış, tam tersine onlara uygun bir lisanla nasihat etmeyi ve onlar hakkında sâlih dualarda bulunmayı emretmiştir.
imam Tahâvî (Allah kendisine rahmet etsin) bu hususta, ümmetin kabulüne mazhar olmuş el-Akîdelü't-Tahâviyye adlı meşhur eserinde şunları söyler:
"Müslüman emir sahiplerine ve imamlarımıza karsı, haksızlıkta bulunsalar dahi karşı çıkmayı uygun görmeyiz ve onlar aleyhine dua etmeyiz. Onlara itaatten el çekmeyiz. Onlar bize günah işlemeyi emretmedikçe, onlara itaati Allah'a itaat dairesinde farz görürüz. Allah'a karşı gelmeyi bize söylemedikleri sürece, onlara
iyi ve afiyette olmaları için dua ederiz."25-Enes b. Mâlik radiyallâhu anh'den: "Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından büyüklerimiz bizleri (bazı şeyleri söylememiz ve yapmamız hususunda)yasaklar ve Rasûlullah salla!lâhu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu söylerlerdi: "idarecilerinize sövmeyiniz, onları aldatıp kandırmayınız ve onlara buğzetmeyiniz. Allah'tan korkunuz ve sabrediniz. Zira emir (idarecilerinizin zulmünden kurtulmanız) yakındır."
Sahih Hadis ibnu Ebî Âsim.
26-Ebû Bekre radiyallâhu anh'den: Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Sultan Allah'ın yeryüzündeki gölgesidir Kim onu (sultanı) küçümser ve hakir görürse Allah'da onu küçümser ve hakir görür. Kim de sultanına ikramda kusur etmezse, Allah'da ona ibramda kusur etmez."
Sahih Hadis Ahtned, îbnu Ebî Âsim, Tayâlisî, Tirrnizî ve Ibn Hibbân.
27-Muâz b.Cebel radiyallâhu anh'den: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Beş şey var ki, kim bu beş şeyden birini yaparsa Allah'ın (azabına) karşı kendini sağlama almış olur/Hasta ziyaretinde bulunan veya cenazeye iştirak eden veya (Allah yolunda) gazaya çıkan veya İdarecisinin huzuruna onu (yaptığı işlerden dolayı) azarlayıp terbiye etmek ve ona saygı göstermek için giren yada evinde oturup, İnsanların kendisinden kurtulup salim olduğu kimse".
Sahih Hadis Ahmed, îbnu Ebî Âsim, Bezzâr, Hâkim ve Taberânî.
Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem idarecilere yapılabilecek nasihatin niteliğini ve bu nasihatin insanların gözleri önünde cami minberlerinde ve kürsülerinde ulu orta yapılamayacağını belirtmiştir:
28-lyâd b. Ganem radiyallâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kim sultanına nasihat etmek isterse, bunu (insanların gözleri önünde) ulu orta yapmasın. Tam tersine onu eliyle (kimsenin bulunmadığı bîr yere) (utup, çekip götürsün . Eğer (sultan) onu dinlerse ne âla. Yok eğer dinlemezse o üzerine düşeni yerine getirmiştir."
Sahih Hadis Ahmed, Ibnu Ebî Âsım, Hâkim ve Beyhaki.
29-Ubeydullah b. el-Hıyâr radiyallâhu anh'den:
"Usâme b. Zeyd'e geldim ve 'Osman b. Ajfân'a, Ve-lîd'c fıad uygulaması için nasihat ta bulunmuyor musıın?' dedim. Usâme bunun üzerine şöyle dedi: 'Sen benim ona, sadece sizin önünüzde nasihat ettiğimi mi sanıyorsun? Vallahi ben ona, ikimiz arasında geçen (pekçok) konuşmada, açık söyleyip de bir şerr (fitne) kapısı açmaksızın, nasihat etmişimdir ve ben o kapıyı ilk açan kişi olmam.'"Sahih Eser Buharı ve Müslim.
Kanun koyucu (Allah ve Rasûlü), idareciler, kendilerine yapılan nasihatleri dinlemeseler hile onlara karşı çıkmaya izin vermemiş, tam tersine onlara sabretmeyi emretmiştir. Bunun sonucu olarak işlenen şeylerin günahından da idarecileri sorumlu tuttuğunu haber vermiştir. Onlara nasihat eden ve meşru yolları kullanarak onların işledikleri ma'si-yetleri inkar eden kimse, günahtan kaçıp kurtulan kimsenin ta kendisidir:
30-VâiI b. Hucr radiyallâhu anh'den: "Dedik fer Ey Allah'ın Rasûlü! Haklarımızı yasaklayan fakat kendi haklarını bizden isteyen idarecileri başımızda görsen (ne yaparsın?): Kendisi bunun üzerine söyle dediler: '(Onları) dinleyiniz ve (onlara) itaat ediniz- Zira anlar kendi yükümlülüklerinden sorumludurlar, siz/er de kendi yükümlülüklerinizden sorumlusunuzdur." • Sahih Hadis Müslim.
31-Enes b. Mâlik radiyallâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu :
"Benden sonra sizler, yakında (böyle dünya işlerinde) başkalarının size tercih edildiği zamana kavuşacaksınız. (Bununla beraber) sizler (kıyamet günü) (Kevser) havuzunun başında bana kavuşuncaya dek sabrediniz."
Sahih Hadis Buhârî ve Müslim.
32- Ebû Hureyre radiyallâhu anh'den:
Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"(Benden sonra) halijcler olacak ve bunlar çoğalacaklar. (Ebû Hureyrc) dedi ki: Biz dedik ki: (O halde) bize neyi emredersin? Rasûllldh sallallâhu aleyhi ve seüem şöyle cevap verdiler: "ilk olan halifeye yapmış olduğunuz bey'atmıza sâdık kalın ve onlarla ilgili yapmakla yükümlü olduğunuz şeyleri yerine getirin. Zira muhakkak ki Allah onların sizlerle ilgili olan yüküm l ulufelerinden onları hesaba çekecektir."
Sahih Hadis Buhâri ve Müslim.
33- Muâviye b. Ebî Süfyân radiyallâhu anhu-ma'dan:
"Ebû Zeır Kebzeye doğru yola çıkınca, İrak'tan bi-nekü gelen insanlar onu karşıladı la r ve söyle dediler: Ey Ebâ Zerr! Bize insanların, altında sana geldikleri bir sancak çıkar Ebû Zerr bunun üzerine onlara söyle dedi: Yavaş! Yavaş/ Ey Ehl-i islam/ Zira ben Rasûîullah sallalîâhu aleyhi ve selîem'i söyle derken işittim: "Benden sonra bir sultan gelecek. Siz onu yüceltiniz. Zira her kim onun (sultanın) zayi/ ve zelil olmasını islerse, muhakkak ki o, islam'da bir gedik açmıştır. Üstelik o kimsenin (evbesi, islam'da açtığı bu gediği eski (sağlam) haüne döndürünceye kadar kabul de olmaz."
Sahih Hadis Ahmed ve Ibnu Ebî Âsim.
34- Ebû Zerr radiyallâhu anh'den:
"Ben mescitte uyurken, Rasûllullah sallallâhu aleyhi ve sellem bana geldi ve şöyle dedi: "Mescitten (zorla) cıfcarıhrsan ne yaparsın?" Dedim ki: Jam'a giderim. O, "peki Şam'dan da (zorla) çıkartırsan ne yaparsın" dedi. Ben kendisine: 'Kılıcımı kuşanır ve onunla vuruşurum Ey Allah'ın Rasulü' dedim. Bunun üzerine o bana şöyle dedi: "Ben bundan daha hayırlı ve doğruya daha yakın bir şeyi sana göstereyim mi? Dinler; itaat eder ve seni nasıl güderlerse sende öylece güdülürsün."Sahih Hadis Ahmed, Ibnu Ebî Asım, Dârimî ve lbnHibbân.
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, idarecilerde olduğu gibi, kötü ve çirkin şeylerin yayılmasını amaçladığı için, cami minberlerinde ve sohbet edilen diğer meclislerde, insanların ayıplarını ve hatalarını ilan edip yaymayı da hoş görmemiştir. Çünkü Allah Subhânehü ve Teâlâ, kutsal kitabında, çirkin şeylerin yayılmasını şu ayetiyle yasaklamıştır: "inananlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da âhirette de çetin bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (Nur, 19)
35- Ebû Hureyre radiyallâhu anh'den:
Allah Rasulü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kişi, İnsanlar helak oldular dediği zaman, o onların en çok helak olanıdır"Sahih Hadis Müslim
Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, fitne ateşini alevlendirip yaymayı ve ne kadar küçük olursa olsun, fitnelerin yayılmasına neden olan şeyleri, kesin bir dille yasaklamıştır. O, ümmetin üzerinde dönüp dolaşan bu fitnelerin, hiçte hayra alâmet olmadıklarını bildirmiştir. Allah Rasülü, müslümanlara karşı silah kullanmayı veya silah kullananlara katılmayı özellikle yasaklamıştır. Hele hele müslümanlar arasında dönüp dolaşan bu fitneler, mevcut kurulu düzeni yıkmak ve dünyevî makamları elde etmek için baş göstermişse durum daha da vahimdir:
36- el-Mikdâd b. el-Esved radiyallâhu anh'den: Allah Rasülü sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Gerçekten saîd (mutlu) olan kişi, fitnelerden uzaklaştırılan ve belaya uğrayıp iyice sabreden kimsedir. Ne kadar güzel, ne kadar hoş bir şey."Sahih Hadis Ebû Dâvûd.
Bu kısa fakat özlü araştırmayla ilgili yer verdiğimiz hadislere, imam Şevkânî'nin es-Seylü'l- Cerrar adlı eserinin, Kitâbu'l- Bağy bölümünde dile getirdiği şu sözlerle son veriyoruz:
"Bâgî; imama itaatten çıkan kimsedir. O, basiretsiz bir şekilde, muhatabına nasihat etme gayesi gütmeden, imamının müslümanların işlerini görmesini boş yere engeller... imamlar zulümde hangi dereceye varmış olursa olsunlar..." kendilerinden apaçık bir küfür sâdır olmadığı sürece onlara karşı ayaklanmak caiz değildir. Bu mânâda varit olan hadisler mütevâtırdirler."
Bu sözü O'ndan Allâme Muhammed Sıddîk Hân er-Ravdatü'n-Nediyye adlı eserinin Kitâbu'l-Bağyi ala's-Sultân (Sultana Karşı Haddi Asıp Heri Gitme Kitabı) bölümünde naklettikten sonra herhangi bir eleştiri getirmeden olduğu gibi ikrar etmiştir.
Son olarak, tüm islam davetçilerini; yöneticilerle başbaşa kalma ve onlara karşı riyakarlıktan uzak durma hususlarında Allah ve Rasûlü'nün emir buyurduğu şeylere sımsıkı sarılmaya, durum ve görüşleri ne olursa olsun Allah ve Rasûlü'nûn önüne kesinlikle geçmemeye davet ediyorum.
Şâir şöyle der:
Muhammed'in sözü yanında her sözü bırakın, Dininden emin olmayan tehlikede olan gibidir. Azîm olan Allah'tan, bizleri; rızasını kazanmak için sâlih amel işleyen ve Rasûlü'nün yolu üzere çabalayıp gayret sarfeden kullarından kılmasını diler,gerek açsğa çıkmış ve gerekse kapalı kalmış fitnelerden bizleri uzaklaştırıp korumasını yine O'ndan niyaz ederim.
Ârnîn..,
Zira O, şüphesiz türn bunları üzerine alan ve her şeye güç yetirendir.
Allah'ın salamı, peygamberimiz Muhammed, O'nun Âli ve Ashabına olsun.


